AYKIRI (!)

mevlut

AYKIRI (!)

Geçen hafta sonsuzluğa uğurladığımız Mustafa Eyriboyun’un mezarı başında konuşma yapan bir yönetici onun için “Gerçek bir aydın olarak aykırı bir insandı” dedi ve ekledi “Ama her şeyiyle örnek bir insandı da!

Hem aykırı, hem örnek insan! İlk cümleden, gerçek aydınların aykırı olduğunu anlıyoruz. İkinci cümle ilk cümleyle aykırılık oluşturuyor. Bu cümlede, “Her ne kadar gerçek bir aydınsa da o kadar da kötü değildi(!), -bu haliyle bile- örnek bir insandı” anlamı pekiştiriliyor.

Zatıâlileri, Mustafa Hocayı övdü mü yerdi mi anlayamadım! Beynim bulandı.

Sözlükler “aykırı” sözcüğünü aşağıdaki gibi tanımlıyor;

Aykırı; Alışılmış ve doğru diye bellenmiş şekle uygun olmayan, karşıt, ters, ihtilaf, hilaf, muhalif. Uygun olmayan, uymayan, mugayir! Aykırı düşmek; Uygun gelmemek, ters gelmek, ters düşmek! Aykırı olmak; Ters, zıt olmak!

Bizim buralarda o sözcüğe “avkuru” denir. Daha çok yamaçlardaki tarlalar için kullanılır bu sözcük. Yamaçtaki tarla dikey yönde değil, yatay yöndeyse avkuru tarla denir.

Neyse… Kimin hangi konuda ne söyleyeceğine, kime ilişkin hangi tanımlamayı uygun göreceğine karışacak halimiz yok!

Mustafa Hoca, iletişim güçlüğü yaşadığım ve bu nedenle uzaktan izlemeyi yeğlediğim bir dostumdu. Bana göre hiç aykırı falan da değildi! Bilinci ve topluma bakış açısı neyse öyle düşünür, öyle söylerdi. Siz kabul edersiniz, etmezsiniz; o sizin bileceğiniz şey!

 

NEYİMİZ DOĞRU Kİ!

Hani deveye sormuşlar ya “Neden boynun eğri?” O da “Nerem doğru ki?” diyerek soruya soruşla yanıt vermiş. Bizim de durumumuz o!

Devletin tarım politikası yok. Sağlık politikası yok. Eğitim politikası yok. Enerji politikası yok!

Kim bilir belki vardır da bizim haberimiz yok!

Bu devletin tarım politikası, halka fidan satıp budamayı öğretmeyen bir politika!

Bu devletin sağlık politikası, altta kalanın canı çıksın politikası!

Bu devletin eğitim politikası, döndür kazı yanmasın politikası!

Bu devletin enerji politikası, gördüğün her akan suya HES, bulduğun her deniz sahiline termik santral kur politikası!

Uzatmayacağım. Çünkü yazacaklarım sizin için meçhul, benim için yeni şeyler değil. Bu düzensizlik, plansızlık, aymazlık, bilinçsizlik artık yaşadığımız ülkeyi yaşanamaz ülke kıldığı için söylemeden geçemedim.

Biz hiç bu kadar eğri değildik! Üç İhlâs bir Fatiha bizi mahvetti!

 

TIK YOK!

Elbette tık olmayacak! Ne yani zil takıp aman of oynayarak mı şakıyacaklardı?

Çarpım tablosunu tersten okuyarak hesap yaparsanız sağlama da sizi kurtarmaz.

Tık yok! Tıkırtı yok! Çocukken mezarlık yanından ıslık çalıp türkü söyleyerek geçerdik. Durum o! Şakıyan bülbüllerin sesine aldanmayın ilk fırsatta boynunu koparıyorlar hepsinin.

 

HALK TV!

Halk TV yapımcı ve sunucusu Serhan Asker, “Görkemli Hatıralar” programının bu haftaki bölümünü Çaycuma’da yapacakmış. Program katılımcıları neyi anlatacak merak ediyorum!

Nö gözel olmuş başganııım!” sloganlarının dillerden düşmeyeceğini tahmin edebiliyorum ama hangi “değerler”in öne geçeceğini birlikte göreceğiz.

Tepesine uçan daire konmuş belediye binasının üzerinden kuşbakışı bir görüntü alınabileceğini sanıyorum. “Yeşil Çaycuma”nın nasıl hızla “Beton-Cuma”ya dönüştüğünü gösterseler diyorum. Irmak boyunu dronla çekip “A-han da Yeşil Çaycuma!” derlerse şaşmam. Şimdilerde ırmak yatağı görülen köprü ayağının imara açıldığını, en uygun zamanda inşaatların yükseleceğini söyleyecek değiller herhalde! Tek kalem imzalarıyla alınan ve uygulanan kararların bir bir mahkemelerden döndüğünü, iptallerin üst üste geldiğini, gelmeyi sürdürdüğünü söyleyecek değiller herhalde.

Neyse… “Size E-5’te iyi yolculuklar!”

Serhan Asker’e hoş geldin diyorum. Çay içmeye beklerim seni. Şu reklamlık Çaycuma’yı bir de benden dinlemiş olursun.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *